güncel yazılar...
Loading...

Avrupa'ya ihracatımız düşüyor mu?

Herkese Selamlar,

Avrupa'ya yapmış olduğumuz ihracat Türkiye için çok büyük önem arz etmektedir zira Türkiye'nin yapmış olduğu ihracatın önemli bir bölümünü Avrupa ülkelerine yapmış olduğu dış satım kapsamaktadır. O zaman hemen yazımızın başında neden Avrupa pazarının Türkiye için vazgeçilmez olduğunu ele alarak konumuzu işlemeye başlayalım.


Akreditif Bilgi Merkezi gururla sunar. | Hemen şimdi %50 indirim ile Incoterms 2010 teslim şekillerini öğenmeye başla. CDCS sertifikalı uluslararası akreditif uzmanı Özgür Eker tarafından hazırlanan online eğitime %50 indirimli olarak ulaşma fırsatını kaçırmayın.  Sertifikalı

Avrupa Pazarının Türkiye İçin Önemi :

Avrupa Türk ihracatçısını tanıyor : Daha henüz ihracatın öncelik olmadığı satılan malın parasının dahi yurda sokulurken bin bir güçlükle karşılaşıldığı dönemlerde bile Avrupa'lı ithalatçılar Türkiye'den mal almaktaydılar. Özellikle 1980 sonrasında Türkiye'nin liberalleşme politikaları ile başlayan ihracat odaklı ekonomik gelişim modeli ile birlikte Avrupa pazarlarında Türk üreticileri yoğun olarak yer almaya başladılar. Artık şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Avrupa'lı alıcılar Türk üreticilerini tanıyorlar. Hatta çoğu zaman o kadar iyi tanıyorlar ki bizi birbirimize düşürüp çok ucuza mal almayı rahatlıkla başarabiliyorlar.
Avrupa'ya lojistik olarak çok yakınız : Ülkeler arasındaki dış ticareti etkileyen en önemli etkenlerden birisi de bildiğiniz gibi coğrafi yakınlıktır. Genel kural olarak birbirine yakın ülkeler arasındaki ticaret fazla iken uzak ülkeler arasındaki ticaret ise daha az olmaktadır. Malum küresel kriz sonrasında artık kimse stok tutmak istememektedir. Ful tır veya ful konteyner olan siparişler parsiyel alımlara yerini bırakmıştır. Bu ise Türkiye'ye lojistik avantajı sunmaktadır. Çin gibi Avrupa'ya uzak ülkelerin fiyat avantajına karşılık Türkiye'nin ise lojistik avantajı Avrupa için öne çıkmaktadır. ABD ise durum biraz daha değişmektedir. Zira ABD zaten coğrafi olarak büyük bir ülke olduğu için ve hemen hemen tüm ülkelere uzak olduğundan ABD için bu lojistik avantajının Kanada ve Meksika hariç ülkeler için işlemediği görülmektedir.
Türk firmaları Avrupa'yı tanıyor : Sadece Almanya'da 4 milyonun üzerinde yaşayan Türk asıllı Alman vatandaşı yer almaktadır. İsveç'ten Fransa'ya, İsviçre'den İtalya'ya, Danimarka'dan İngiltere'ye pek çok Avrupa ülkesinde Türk asıllı vatandaşlar yer almaktadır. Bunun yanı sıra gerek yabancı dil öğrenmek için gerekse de üniversite eğitimi için Avrupa'ya pek çok öğrenci gitmektedir. Tüm bu gelişmeler Türk firmalarının Avrupa'yı tanımalarında yardımcı olan etmenler olarak göze çarpmaktadır.
AB sürecinde pek çok yerel mevzuatımız Avrupa ile uyumlu hale getirildi : Belki Avrupa Birliği'ne giremedik ama hemen hemen tüm mevzuatımızı AB ile uyumlu hale getirdik. Üretimden gümrüğe kadar pek çok mevzuatımız artık AB ile uyumlu. Bunun sonucunda Avrupa birliğine uyumlu ürünler üretme ve belki daha da önemlisi AB ile uyumlu şekilde üretim yapabilme kapasitesine ulaştık veya ulaşma yolunda önemli adımlar attık.

Gümrük Birliği : Her ne kadar Avrupa Birliği'nin yapmış olduğu serbest ticaret anlaşmaları ile Türkiye ile yapmış olduğu gümrük birliğinin pek bir anlamı kalmamış olsa da AB ile yapmış olduğumuz gümrük birliği halen bir kısım ülkelere karşı bize avantaj sağlamaya devam etmektedir.  
Avrupa'ya Olan İhracatımızın Son Durumu : 

Avrupa Birliğindeki ülkeler en son küresel krizden en çok etkilenen bölgelerin başında gelmektedir. Küresel kriz sonrasında pek çok Avrupalı firma işçi çıkarma yoluna gitmiş, Avrupa genelinde işsizlik oranları artmış ve hane halkı gelirleri düşmüştür. Buna paralel olarak Avrupa'nın ithalat gücü düşmüştür. Bu düşüşün önemli bir yansımasını Türkiye'nin Avrupa'ya yapmış olduğu ihracatı inceleyerek anlayabiliriz. 



Avrupa Birliği'nin toplam ihracatımızdaki payı 2008 yılından itibaren düşüş eğilimine girmiştir. 

2004 yılında Türkiye'nin yapmış olduğu tüm ihracatın %57,9'u Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirilmiştir. Bu rakam 2007 yılına kadar pek değişmemiş ve yüzde 56-58 bandında devam etmiştir. Küresel krizin yansımalarının görüldüğü ilk yıl olan 2008 de ise Türkiye'nin Avrupa Birliğine olan ihracatı %48 bandına gerilemiştir. Bu gerilemenin önü alınamamıştır ve düşüş trendi 2012 yılına kadar devam etmiştir. 2012 yılında yaşanan keskin düşüşle beraber Türkiye'nin Avrupa Birliğine yapmış olduğu ihracat toplam ihracatının ancak %38,8'ini kapsar bir hale gelmiştir. 

Sonuç :  Avrupa Birliği en son yaşanan küresel krizden en fazla etkilenen bölgelerden birisi konumundadır. Türkiye için Avrupa pazarı ihracat için çok önemli bir konumda yer almasına rağmen son yıllarda Türkiye'nin toplam ihracatındaki Avrupa Birliği ülkelerinin yeri giderek düşmektedir. Bu düşüşün sürmesi beklenmelidir. Dolayısı ile firmalar yeni duruma alışmalı ve alternatif pazarlar arayıp geliştirerek yollarına devam etmelidirler.