güncel yazılar...
Loading...

C Harfi ile Başlayan İngilizce Dış Ticaret Terimleri

Dış ticaret işlemlerinde en sık kullanılan İngilizce terimlerin yer aldığı sözlüğümüzün "C" harfi ile başlayan terimlerine bu sayfadan ulaşabilirsiniz.


Cabotage - Kabotaj. Bir ülkenin kendi karasuları içerisindeki yerel taşımalarının o ülke bandralı gemiler ile yapılmasına olanak tanıyan hukuka verilen isimdir.

C & F - Teslim şekilleri içerisinde yer alan CFR teriminin eski gösterim biçimi. Incoterms 2010 ve Incoterms 2000 içerisinde kullanımına yer verilmemiştir.

CAD - "Cash against documents" olarak İngilizce'si kullanılan, vesaik mukabili ödeme şeklinin kısaltılmış biçimidir.

CAF - Bakınız. Currency adjustment factor.

Call - Banka teminat mektubu içeren işlemlerde lehtarın ödeme için bankaya başvuru yapmasına verilen isimlerden birisidir. Banka teminat mektubu kuralları ödeme için başvuru yapılması işlemi ise "Demand" terimi ile karşılanmaktadır.

Cancel : İptal etmek.

CBD - Cash before delivery. Bir çeşit peşin ödemeli dış ticaret işlemini açıklamaktadır. Bu tip işlemlerde ihracatçı siparişi aldıktan sonra üretime başlayıp sevkiyata hazır hale getirir, fakat yükleme için ödemenin gelmesini bekler.

Cargo aircraft only - Sadece kargo taşıması yapan uçakları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu tip uçaklar yolcu taşımazlar.

Carnet  - ATA carnet. ATA Karnesi. Uluslararası anlaşmalar çerçevesinde, geçici olarak yurtdışı edilip tekrar geri getirelecek eşyaların ihracatında ve tekrar geri getirilmesinde kullanılan bir gümrük dökümanıdır. Genellikle ticaret odaları ve ihracatçı birlikleri tarafından düzenlenmektedirler. Temel kullanım alanlarından birisini fuar için yurtdışına götürülecek eşyalar oluşturmaktadır.

Cartel - Organization formed to regulate or control the production, pricing, or marketing practices of its members in order to limit competition and maximize market power.

Carriage and insurance paid to (CIP) - Incoterms 2010 kuralları çerçevesinde tanımlanmış olan teslim şekillerinden birisidir. CIP teslim, tüm taşıma yöntemleri ile birlikte kullanılabilmektedir. Bu teslim şekline göre ihracatçı, ithalatçı firmanın ülkesinde yer alan ve üzerinde daha önceden anlaşmaya varılan noktaya kadar navlun ve sigorta ödemesini yapmaktadır. CIP teslim şeklinde unutulmaması gereken en temel ayrıntı ise ihracatçının malları ana taşımacıya teslim ettiği noktada malların teslimatını gerçekleştirmiş olduğudur. Dolayısı ile her ne kadar CIP teslim şeklinde faturada navlunu ve nakliye sigortasını satıcı ödemiş gözükse de, risk çok daha önce ihracatçıdan ithalatçıya geçmektedir.

Carriage paid to (CPT) - Incoterms 2010 kuralları çerçevesinde tanımlanmış olan teslim şekillerinden birisidir. CPT teslim, tüm taşıma yöntemleri ile birlikte kullanılabilmektedir. Bu teslim şekline göre ihracatçı, ithalatçı firmanın ülkesinde yer alan ve üzerinde daha önceden anlaşmaya varılan noktaya kadar navlun bedelinin ödemesini yapmaktadır. CPT teslim şeklinde unutulmaması gereken en temel ayrıntı ise ihracatçının malları ana taşımacıya teslim ettiği noktada malların teslimatını gerçekleştirmiş olduğudur. Dolayısı ile her ne kadar CPT teslim şeklinde faturada navlunu satıcı ödemiş gözükse de, risk çok daha önce ihracatçıdan ithalatçıya geçmektedir.

Cash against documents (CAD) - Vesaik mukabili ödeme. ICC'nin hazırlamış olduğu kurallar çerçevesinde, bankaların aracılık etmesi ile yürüyen ve dış ticarette kullanılan bir ödeme şeklidir. Vesaik mukabili işlemlerde bankalar herhangi bir ödeme garantisi vermezler. Bu yüzden vesaik mukabili ödeme akreditifli ödemeye nazaran daha risklidir. Belgeler bankalarca incelenmediği için de akreditifli ödemeye nazaran daha kolay bir ödeme şeklidir.

Cash in advance (CIA) - Peşin ödeme. Malların yüklemesi yapılmadan önce ihracatçı firmanın mal bedelini almış olduğu ödeme şeklidir. Genellikle ihracatçı firmaların daha baskın olduğu veya firmaya özel üretim yapılan durumlarda kullanılmaktadır. Ayrıca ihracatçı firmaya güven oluşturana kadar ithalat yapan firmaların peşin ödemeli siparişler verdiği de görülmektedir. İhracatçı açısından en güvenilir ödeme yöntemidir.

Cash with order (CWO) - Alıcıların siparişi geçer geçmez aynı zamanda ödemeyi de yaptıkları dış ticaret işlemleri için kullanılan bir terimdir.

CBM - Cubic meter: Metreküp. Taşıma aracının ve araca yüklenen malın hacminin ölçülmesinde kullanılan hacim ölçüsü birimidir. En x boy x yükseklik formülü ile hesaplanır. Özellikle konşimentolarda malın brüt ağırlığı ile beraber kaç metreküp hacminde alan kapladığı da yazabilmektedir.

Certificate of free sale - Genellikle ABD'deki gıda, kozmetik, ilaç firmalarının üretmiş oldukları ürünler için ihracat aşamasında ABD hükümetinin düzenlemiş olduğu belgedir. Bu belge söz konusu ürünlerin ABD yasalarına uygun olarak üretildiğini kanıtlamaktadır ve ithalatın yapıldığı ülkenin resmi kurumlarına adeta malın üretim şartları ile ilgili olarak güvence vermektedir.

Certificate of inspection - Gözetim Belgesi. Bağımsız denetim firmalarının, genellikle yükleme öncesinde, malların teknik özelliklerinin satış sözleşmesinde belirlenen kriterlere uygun olup olmadığını saptamak için yapmış oldukları denetim faaliyetlerinin sonuç raporunu içeren belgeye gözetim belgesi denilmektedir. Gözetim belgeleri ithalatçı firmaların malların kalitesine ilişkin elde edebileceği en sağlıklı verilerden birisini sunar. Akreditifli işlemlerde kilit rol oynamaktadır.

Certificate of manufacture - Üretici sertifikası. Hangi firma tarafından malların üretildiğini gösteren sertifikadır. Akreditifli işlemlerde özellikle S.Arabistan, Umman, Kuwait gibi Körfez ülkeleri tarafından istenilen bir belge çeşididir. Bazı durumlarda ise ticari faturaya kayıt düşülmesi ile yetinildiği ve üretici sertifikasının talep edilmediği görülmektedir.

Certificate of origin - Menşe Şehadetnamesi. Yabancı ülkelerin resmi kurumları tarafından ithalatı yapılan ürünlerin gümrük vergilerini tespit etmek amacıyla talep etmiş oldukları, malın menşeini gösteren belgelerin genel adıdır. Tercihli menşe belgeleri ve tercihsiz menşe belgeleri olmak üzere iki ana gruba ayrılırlar. Tercihsiz menşe belgeleri herhangi bir imtiyazlı gümrük tarifesi imkanı sağlamaz. (Örnek ABC Menşe Şehadetnamesi) Tercihli menşe belgeleri ise imtiyazlı gümrük tarifesi imkanı sağlar. (Örnek GSP Form A, EUR1)

C & F - Bakınız Cost and freight.

CFR - Bakınız Cost and freight.

CFS - Container freight station. Konteyner yük istasyonu. Taşıyıcı firmalar, liman işletmecisi firmaların sağlamış oldukları ekipman ve işçilerle, liman içerisinde konteyner dolumu yapabilmektediler. Liman sahasında, konteyner içerisine malların dökme olarak veya peletler halinde yüklemesinin yapıldığı veya konteyner içerisindeki malların konteyner dışına boşaltılmasının sağlandığı alanlara konteyner yük istasyonu denilmektedir.

CFS/CFS - Taşıyıcıların konteyner yük istasyonunda teslim aldıkları konteyner içine istiflenmemiş malları, varış limanında bir diğer konteyner yük istasyonuna tekrar istiflenmemiş olarak teslim etmelerini açıklayan bir terimdir.

CFS/CY - Taşıyıcıların konteyner yük istasyonunda teslim aldıkları konteyner içine istiflenmemiş malları, varış limanında bir konteyner terminalinde konteyner içerisinde etmelerini açıklayan bir terimdir.

Chamber of Commerce - Ticaret odası. Ticaret odaları uluslararası ticarete yön veren en örgütlü kurumlardan birisidir. Akreditifli ödeme kurallarının hazırlanması ve yayınlanması, uluslararası teslim şekilleri kurallarının hazırlanması ve yayınlanması, vesaik mukabili ödemelerin kurallarının hazırlanması ve yayınlanması, banka ödeme yükümlülüğü kurallarının hazırlanması ve yayınlanması ile uluslararası tahkim işlemleri ticaret odalarının en üst yürütme organı olan ICC International Chamber of Commerce (Milletlerarası Ticaret Odası) tarafından yürütülmektedir. Ayrıca ticaret odaları Dünya genelinde tercihsiz menşe şehadetnamelerini ve ATA karnelerini düzenleyen kurumdur. Ticaret odaları ayrıca fatura tasdiği de yapmaktadır.

Charter party - Dökme yüklemerde kullanılmak üzere, kiralayan (charterer) ile gemi sahibi (ship owner) arasında imzalanan yazılı gemi kiralama kontratına verilen isimdir. Time charter (belirli bir zaman için gemi kiralama) ve voyage charter (belirli bir sefer için gemi kiralama) olmak üzere iki temel gemi kiralama kontratı çeşidi bulunmaktadır. Gemi kiralama sözleşmelerinde genellikle kiralayanın gemi sahibine ödeyeceği navlun bedeli ile geminin hangi limanlar arasında kullanılmak üzere kiralandığı belirtilmektedir. Ayrıca pek çok ülkeden ihraç edilen farklı yükler için kullanımda olan çeşitli matbu gemi kira sözleşmeleri bulunmaktadır. Bu standart gemi kiralama sözleşmelerinin çoğunluğunu Bimco hazırlamaktadır.

CHB - Customhouse Broker : Gümrük müşaviri.

CIA - Bakınız. Cash in Advance: Peşin ödeme.

C & I (Cost and Insurance) - Incoterms 2010 veya Incoterms 2000 içerisinde tanımlanmamış bir teslim şekli olup, toplam fiyata mal bedeli ve sigortanın dahil olduğunu göstermektedir. Incoterms içerisinde tanımlanmadığı için kullanılmaması tavsiye edilmektedir.

CIF - See Cost, insurance & freight: Mal bedeli, navlun ve sigorta ödenmiş olarak teslim.

CIF & C - Cost, insurance, freight and commission: Mal bedeli, navlun, sigorta ve komisyon ücreti dahil fiyat ayrıca CIF & I – Cost, insurance, freight, and interest: Mal bedeli, navlun sigorta ve faiz dahil fiyat; ve CIF & CI - Cost, insurance, freight, commission and interest: Mal bedeli, navlun sigorta, komisyon ve faiz dahil fiyat olarak tanımlanmaktadır. Herhangi yasal bir anlaşmazlığa yol açmamak için bu şekilde gösterilen teslim şekillerini kullanmaktan kaçınmak gerekir, çünkü bu terimlerin hiçbirisi Incoterms içerisinde yer almamaktadır.

CIP - Bakınız Carriage and insurance paid to…(named point).

CISG - U.N. Convention on the Contract for the International Sale of Goods. Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması.

Civil Commotion: Halk ayaklanması.

Civil Commotion Clause: Halk ayaklanması klozu. Nakliye sigortalarında ilave ücret karşılığında eklenebilen, halk ayaklanması sonucunda yaşanacak zararları tazmin etmeye yönelik sigorta maddesidir

Claim - Zarar tazmin talebi. Dış ticaret işlemlerinde nakliye sigortası kapsamında ortaya çıkan zararların tazmini için sigorta şirketine başvuru yapılmasıdır. Nakliye sigorta poliçesi altında sigorta firmasından tazminat talebini sigortalı firma (assured) tarafından yapabilir. Eğer sigorta temlik edilebilir biçimde (assignable) olarak düzenlenmiş ise bu durumda temlik edilen firma gerekli evraklarla beraber sigorta firmasından tazminat talebinde bulunabilmektedir. Elbette tazminat talep eden firmanın sigorta edilebilir menfaate (insurable interest) sahip olması gerekmektedir.

Claused bill of lading - Türkçe'ye kirli konşimento olarak çevrilen fakat daha doğru kullanımının "Kayıtlı Konşimento" veya "Kayıt İçeren Konşimento" olması gereken uluslararası taşımacılık terimidir. Taşıyıcı tarafından malların dış görünüş itibari ile hasarlı olarak teslim alındığını, malların dış ambalajlarında çarpma, akıntı, sızma gibi hasarların bulunduğunu göstermektedir. Tam tersi ise "Temiz Konşimento" yani "Clean Bill of Lading" olarak isimlendirilmektedir.

Cld. - Cleared (through customs)- Malların gümrük işlemlerinin tamamlanıp ithalat yapılan ülkede serbest dolaşıma girmesini açıklar.

Clean bill of lading - Malların taşıyıcı tarafından dış görünüş itibari ile herhangi bir hasar olmaksızın teslim alındığını gösteren konşimentolara verilen isimdir. Konteyner ile yapılan yüklemelerde taşıyıcıların malları görmesi mümkün olmadığı için, konşimentolarda taşıyıcıların malları dış görünüş itibari ile sağlam olarak (apparent good order and condition) teslim aldıkları belirtilmektedir.

Clean draft - BElgesiz akreditifler. Sadece poliçe ibrazı şart koşulan akreditif türlerdir. Çok nadir olarak kullanılırlar. Mal alım satımında kullanılan ticari akreditifler altında kullanılmamaktadırlar. Daha ziyade teminat akreditifleri (standby letter of credit) altında nadir olarak kullanım alanları mevcuttur.

Clean report of findings - Bu terim, yükleme öncesi yapılan bağımsız denetim sonucunda düzenlenen gözetim sertikasına yazılmakta olup, malların satış sözleşmesindeki şartlara uygun olarak üretildiğinin tespit edildiğini belirtmektedir. Akreditifli ödemelerde bankalarca talep edilebileceği gibi, satış sözleşmelerinde ve teknik ihale şartnamelerinde de kullanılabilmektedir.

CLP - Container Load Plan: Konteyner yükleme planı. Bir konteynere ne kadar ürün yüklenebileceğini anlamak için yükleme öncesinde yapılan planlamadır. Konteyner yükleme planları 2 boyutlu (2d) veya 3 boyutlu (3d) online programlar yardımı ile yapılabilmektedir. Konteyner yükleme planları yapılırken hacimsel ürün yerleştirmesinin yanı sıra, brüt ağırlık değerlerine de dikkat edilmesi gerekmektedir. Paletli yüklemelerde ise konteynerlere sığacak palet adedinin bulunması konteyner yükleme planı yapmanın en pratik yollarından birisidir. Deneyimli yükleme personelleri, tekrar tekrar aynı ürünleri yükledikleri için, herhangi bir programa ihtiyaç duymaksızın yükleme adetlerini söyleyebilmektedirler. Pazarlama ve operasyon departmanlarında çalışan kişilerin de konteyner yükleme planı yapabiliyor olması, kendi işlerine vakıf olmaları açısından önemli bir artıdır.

CMR - CMR konvansiyonu. Tam adı "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele" olan
devletlerarası sözleşme. Bu konvansiyonda tarif edilen karayolu taşıma belgesi ise "CMR belgesi" veya daha genel biçimde sadece "CMR" olarak isimlendirilmektedir.

COD - Collect (Cash) on delivery: Genellikle parakende satış yapan online mağazaların ödemeyi mal teslim edilirken, kapıda müşterilerden talep etmiş oldukları ödeme şeklidir.

Collecting bank - Tahsil bankası. Vesaik mukabili ödemelerde gönderi bankası namına, alıcıdan vesaik bedelini tahsil eden veya alıcının poliçe kabulüne mütekaip evrakları alıcıya teslim eden bankadır. Tahsil bankaları oldukça kısıtlı bir sorumluluk çerçevesinde vesaik mukabili ödemelerde işlem yaparlar.

Commercial attaché - Ticari Ateşe. Ekonomi Bakanlığının Başkonsolosluklar bünyesindeki yurtdışı ihtisas birimlerinden Ticaret Ataşeliklerinde sürekli olarak görevlendirilen ve Ticaret Ataşesi kadrosunda bulunan diplomatik statüye haiz personel.

Commercial invoice - Ticari fatura. Yabancı fatura veya İngilizce fatura olarak da bilinir. Dış ticaretteki en temel belgelerden birisidir. İthalat aşamasında malın gümrük kıymetinin saptanmasından, malın kaç kap olduğuna, alıcı ve satıcının ünvanlarından, ödemenin ne şekilde yapılacağına kadar pek çok detay ticari fatura sayesinde öğrenilebilmektedir. Ticari faturalar satıcı tarafından, firmanın antetli kağıdı üzerine düzenlenmektedir. Genellikle İngilizce olarak tanzim edilen ticari faturaları, yurt içinde kullanılan Maliye Bakanlığı kaşeli Türkçe ihracat faturaları ile karıştırmamak gerekmektedir.

Commission agent - Broker. Komisyon bazında firmaların mal alım veya satım işlemlerine yardımcı olan firmalara veya şahıslara verilen isimdir.

Common external tariff - Ayrıca "Common Customs Tariff" olarak da bilinen ve Türkçe'ye "ortak gümrük tarifesi" olarak çevrilen uluslararası ekonomi terimidir. Ortak gümrük tarifesi gümrük birliği uygulayan ülkeler tarafından dış Dünya'ya karşı uygulanan ortak gümrük tarifesini tanımlamaktadır. Örneğin Avrupa Birliği ülkeleri kendi içlerinde herhangi bir gümrük tarifesi uygulamazlar iken, Avrupa Birliği dışındaki ülkelere ise tek bir ortak gümrük tarifesi uygulamaktadırlar.

Common market - Ortak pazar. Birden fazla devletin bir araya gelerek oluşturdukları, malların, hizmetlerin, kişilerin ve sermayenin serbestçe dolaşıma tabi tutulduğu bölgelere ortak pazar veya tek pazar denilmektedir. Ortak pazar, gümrük birliğinden daha ileri düzeyde bir ekonomik birliktelik olup, şuanda Avrupa Birliği'nin erişmiş olduğu ekonomik ve siyasal birliktelikten bir önceki oluşumdur.

Common carrier - carrier, taşıyıcı.

Competent authority - Yetkilendirilmiş kurum. Bir ülke sınırları içerisinde, sorumluluğu altına giren olaylar ile ilgili olarak yasal olarak işlemlerin yürütülmesini gözeten, gerekli durumlarda soruşturma ve denetim yetkisini de elinde bulunduran, çoğunlukla özerk resmi kurumlardır. Örneğin Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, “Radyoaktif Maddeler ile Bunların Kullanıldığı Cihazların İthaline İlişkin Tebliğ” uyarınca belirli radyoaktif maddelerin ithalatında izin alınması gereken yetkilendirilmiş bir kurumdur. Aynı şekilde, belirli ilaçların yurtdışından ithalatı için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumun'dan izin alınması gerekmektedir. Yetkilendirilmiş kurumlara ilişkin ithalat ve ihracat örnekleri çoğaltılabilir.

Complying presentation : Uygun ibraz. Akreditif şartlarına uygun olarak evrak ibraz edilmesi karşılığında, akreditif altında ödemeye hak kazanılmasını açıklar.

Compound duty - Birleşik gümrük vergisi. Bir üründen ithalat esnasında, hem ürünlerin bedeli üzerinden alınan ad valorem gümrük vergileri alınması, hem de ürüne has olarak saptanmış özel gümrük vergilerinin birlikte tahsil edilmesi durumudur.

Confirmation: Teyit. Akreditifli işlemlerde amir banka dışında, ikinci bir bankanın daha akreditif lehtarına ödeme garantisi vermesidir.

Confirmed export letter of credit - Teyitli ihracat akreditifi. İhracatçı firmanın, lehine açılmış olan bir akreditife kendi ülkesinde yer alan bir bankadan teyit eklettirmesi ile oluşan teyitli akreditifler, teyitsiz akreditiflere nazaran daha güvenli bir ödeme aracı olarak kabul edilmektedirler. Teyitli akreditiflerin mantığı ihracatçı firma ile aynı ülkede yer alan teyit bankasının akreditife ödeme garantisi vermesine dayanmaktadır. Fakat verilen bu ödeme garantisi koşullu bir garanti olup, yalnızca uygun evrak ibrazında geçerli olmaktadır. Birçok teyit bankası hem akreditifleri sert okudukları için oluşan rezerv sebebi ile, hem de ödeme onayının ancak amir bankadan gelmesi üzerine ödeme ile ilgili işlem yaptıkları için günlük hayatta teyitli akreditiflerin ihracatçı firmalara pek bir faydası olmamaktadır.

Confirming bank - Teyit bankası. Amir bankanın vermiş olduğu yetkiye istinaden, akreditif lehtarı yani ihracatçı firma ile anlaşarak akreditife teyidini ekleyen bankaya teyit bankası denilir. Teyit bankaları genellikle ihracatçı ile aynı ülkede yer alırlar. Bazı durumlarda ise teyit bankaları ne ihracatçının ülkesinde ne de ithalatçının ülkesinde yer almazlar, finansal olarak güçlü 3. bir ülkede yer alırlar. Örneğin, Etiyopya'da açılmış olan bir akreditife Almanya'da yerleşik Commerzbank tarafından teyit eklenmesi gibi.

Conlinebill - BIMCO (Baltic and International Maritime Conference) tarafından matbu olarak basılan ve konteyner taşımacılığı yapan firmaların kullandığı bir çeşit konşimentodur.

Connecting Carrier - Feeder servisi olarak da bilinen ve ana taşıma gemisine yük konsolidasyonu yapan gemilere verilen isimdir.

Consignee - Alıcı, ithalatçı firma. Uluslararası ticarete konu olan bir mal alım satım işleminde, malların alıcısıdır. Genellikle ithalatçı firmalar "consignee" olarak dış ticaret belgelerinde yer almaktadırlar. Ciro edilebilir dış ticaret belgeleri, örneğin konşimento, poliçe, sigorta poliçesi, ise akreditifli ve vesaik mukabili işlemlerde bankaların emrine düzenlenebilmektedir.

Consignment - Konsinye ihracat. Kesin satışı daha sonra yapılmak üzere yurt dışındaki alıcılara, komisyonculara, ihracatçının yurt dışındaki şube veya temsilciliklerine mal gönderilmesi konsiye ihracat olarak tanımlanmaktadır.

Consolidator - Parsiyel yükleri birleştirip full konteyner veya full tır haline getirdikten sonra taşımasını yapan firmalara verilen isimdir. Esas itibari ile freight forwarder'lik (yük komisyonculuğu) yapan firmaların ortaya çıkış nedeni yük konsolidasyonu yapmalarıydı.

Consular invoice - Konsolosluk faturası. Bazı ülkelere yapılan ihracatlarda, ihracat evraklarının ithalat ülkesinin konsolosluğu tarafından onaylanması istenilmektedir. Örneğin, Yemen'e yapılan ihracatlarda ticari fatura ve menşe şahadetnamesinin Yemen Konsolosluğu tarafından onaylanması şart koşulmaktadır. Bazı ülkelerin konsolosluk onaylı evrak talep etmesinin esas nedeni gümrük vergilerinin düşmesine engel olmaktır. Ayrıca konsolosluk giderlerinin önemli bölümü bu şekilde verilen konsolosluk onaylarından sağlanmaktadır.

Container freight station (CFS) - Konteyner yük istasyonu. Liman sahasında, konteyner içerisine malların dökme olarak veya peletler halinde yüklemesinin yapıldığı veya konteyner içerisindeki malların konteyner dışına boşaltılmasının sağlandığı alanlara konteyner yük istasyonu denilmektedir. Konteyner yük istasyonunda LCL (Less Container Load) parsiyel yükler birleştirilerek FCL (Full Container Load) tam konteyner yüküne dönüştürülür.

Container - Vehicle designed to transport cargo of many types in continuous transportation. They are constructed as to not fail under stress or handling over a long period of time. Most ocean vessels can accommodate 20' and 40' length ocean containers for below deck storage and any size above deck. Containers may be ventilated, insulated, flat rack (open sided), reefer (refrigerated), vehicle rack, or open top.

Container services charges - Bakınız Terminal handling charges.

Container yard (CY) - Konteyner terminali. Liman içerisinde veya limana yakın yerlerde konteynerlerin depolandığı alanlara verilen isimdir.

Containership - Konteyner gemisi. Konteyner taşımacılığında kullanılan kargo gemileridir. Konteyner gemileri konteyner taşımacılığı yapmak için özel olarak tasarlanmış gemilerdir.

Conventional tariff - GATT müzakereleri sonucunda varılan anlaşmalar neticesinde uygulanmakta olan gümrük tarifeleri.

Convertible currency - Konvertibl para, serbest döviz. Dünya genelinde serbest olarak, herhangi bir kısıtlamaya maruz bırakılmaksızın diğer para birimlerine çevrilebilen dövizlere verilen isimdir.

Correspondent bank - Muhabir banka. Birbirleri ile ticari ilişki içerisinde olan ve iki farklı ülkede yerleşik bankaları tanımlamak için kullanılan terimdir. Dış ticaret açısından, akreditifli ödemeler ile vesaik mukabili ödemelerde önem kazanmaktadırlar.

Cost and freight (CFR) - Mal bedeli ve navlun ödenmiş olarak teslim. Incoterms 2010 kuralları çerçevesinde tanımlanmış, uluslararası ticarette kullanılan bir teslim şeklidir. Yalnızca denizyolu taşımalarında kullanılabilmektedir. CFR teslim şeklinde, ticari faturada gösterilen toplam tutar, mal bedelinin yanı sıra yükleme limanı ile boşaltma limanı arasındaki taşımayı içeren navlun bedelini de kapsamaktadır. CFR teslim ile ilgili olarak unutulmaması gereken en önemli özellik ise satıcının teslim sorumluluğunu yükleme limanında, mallar gemiye yüklendiği anda gerçekleştirmiş olduğudur.

Cost, insurance & freight (CIF) - Mal bedeli, navlun ve sigorta ödenmiş olarak teslim. Incoterms 2010 kuralları çerçevesinde uluslararası ticarette kullanılan bir teslim şeklidir. Sadece denizyolu yüklemelerde kullanılabilir. Satıcının teslim sorumluluğu yükleme limanında malların gemiye yüklenmesi ile sona ermektedir. Satıcı navlunu ödemekle ve minimum tutarlı bir nakliye sigortası yapmakla da mükelleftir.

Counter-guarantee: Kontrgaranti. Teminat mektuplarında teyit mekanizması olmadığı için kullanılan alternatif yöntemdir. Kontrgaranti bir banka tarafından diğer bir bankaya düzenlenen bir teminat mektubudur.

Counterpurchase - Karşı satınalma. Karşılıklı ticaret çeşitlerinden birisi olan karşı satınalma, özellikle büyük tutarlı ulusal satınalma sözleşmelerine eklenen bir madde ile yürürlüğe girmektedir. Örneğin Boeing firmasından 5 milyar USD'lik bir saldırı helikopteri alınmasına dair yapılan sözleşmeye, sözleşme tutarının %10'u kadarlık bir mal ve hizmetin söz konusu firma tarafından Türkiye'den satın alınması şart koşulmuş olabilmektedir. Yapılan bu sözleşme ile beraber, Boing firması asıl szöleşmeden bağımsız olarak imzalayacağı satınalma sözleşmeleri ile Türkiye'deki üreticilerden 500 milyon USD tutarında mal veya hizmet satın alacaktır.

Countertrade - Karşılıklı ticaret veya bağlı ticaret olarak geçen uluslararası ticaret terimidir. Genellikle devlet şirketleri arasında yapılan ithalat ve ihracat işlemlerinde veya bir devlet şirketi ile çok büyük bir uluslararası şirket arasında yapılan ihracat ve ithalat işlemlerinde bu tarz ticaret ortaya çıkmaktadır. Barter (takas), counter-purchase (karşı satınalım), buy back (geri satınalım) başlıca bağlı ticaret çeşitleridir.

Countervailing duty (CVD) - Telafi edici gümrük vergisi. Yerli üreticileri korumak amacıyla, dampingli mal üreten ülke ürünlerine konulan, söz konusu damping avantajını ortadan kaldıran gümrük vergisine verilen isimdir. GATT anlaşmasının 6. maddesi ithalat yapılan ülkedeki üreticilerin korunması amacıyla konulacak telefi edici vergilere onay vermektedir.

Country of export destination - İhraç malının nihai varış ülkesi.

Country of origin - Menşe ülkesi. Tümüyle bir ülkede elde edilen veya üretilen eşya, o ülke menşelidir. Üretimi birden fazla ülkede gerçekleştirilen eşyanın bir ülke menşeli sayılabilmesi için, o ülkede yeni bir ürün imal edilmesi veya imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemin o ülkede bu amaçla donatılmış işletmelerde yapılması gerekir. Bir malın hangi ülkenin menşeine ait olduğu gümrüklere ibraz edilecek olan menşe şahadetnameleri ile kanıtlanır.

Country of transshipment: Aktarma ülkesi. Bazı konteyner taşıyıcıları, bir ülkeden almış oldukları yükü doğrudan alıcının ülkesine taşımak yerine 3. bir ülkede aktarmaya tabii tutmaktadırlar. Konteynerlerin aktarmaya tabii tutulduğu bu ülkeye aktarma ülkesi denilmektedir. Örneğin, İstanbul Nemport Limanın'dan Almanya'nın Bremerhaven Limanı'na taşınmak üzere yola çıkan konteynerlerin Mısır'ın İskenderiye Limanın'da gemiden indirilmesi ve yeni bir gemiye yüklenmesi sonucunda, Mısır aktarma ülkesi olurken, İskenderiye Limanı ise aktarma limanı olmaktadır.

Cover note - Kuvertür notları. Sigorta komisyoncuları tarafından düzenlenen ve nakliye sigortasının hangi şartlar ile yapılacağının beyan edildiği, ön sigorta sözleşmesi niteliğindeki evraklardır. Kuvertür notları akreditif kuralları dahilinde sigorta belgesi olarak değerlendirilmez. Bunun en önemli sebebi ise kuvertür notlarının bir proforma fatura niteliğinde olması, düzenlenme tarihi itibari ile herhangi bir sigorta sözleşmesini ihtiva etmemeleridir.

CPT - Bakınız. Carriage paid to.

Credit risk insurance - İngilizce'de trade credit insurance veya export credit insurance olarak da kullanılan, Türkçe'ye ihracat kredi sigortası olarak çevrilen uluslararası finansman terimidir. Vadeli ihracat alacaklarının ödenmeme riskine karşın bir sigorta firmasınca sigortalanma işlemidir. Not: İhracat kredi sigortalarının kesinlikle kargo sigortaları ile karıştırılmaması gerekmektedir.

Credit Agreement - Taşıyıcı ile yükleyici firma arasında imzalanan, yükleyicinin taşıma bedelini belirli bir vade sonunda ödeneceğini taahhüt etmesi sonucunda, malların taşıyıcı tarafından alıcısına teslim edilmesini öngören yazılı sözleşmelerdir.

c/s - Case(s).

CSC - Container service charge. Bakınız. Terminal handling charge.

Cumulative Revolving Letter of Credit - Kümülatif rotatif akreditif. Rotatif akreditif çeşididir. Bir dönem boyunca kullanılmayan akreditif bedellerinin daha sonraki dönemlerde kullanılabilmesine olanak sağlayan rotatif akreditif türüdür.

Currency Adjustment Factor (CAF) - Kur parite faktörü. Döviz piyasalarında yaşanan fiyat dalgalanmalarından taşıyıcıların etkilenmemeleri için denizyolu taşımacılığında tespit edilen navlun fiyatlarına navlunun belirli bir yüzdesi bazında eklenen tutardır.

Customs broker - Gümrük komisyoncusu. Individual or firm licensed to enter and clear goods through customs.

Customs duty - Çoğunlukla ürünlerin ithalatı esnasında alınan, gümrük tarifeleri, telafi edici vergiler, anti-damping vergisi gibi kalemleri de içeren, gümrük vergilerinin genel adıdır.

Customs - Gümrük veya gümrükleme işlemi olarak iki farklı anlamda kullanılmaktadır.

Customs bonded warehouse - Gümrüklü antrepo.

Customs import value - Eşyanın gümrük kıymeti. Eşyanın gümrük kıymeti, gümrüğe ibraz edilen malın hangi bedel üzerinden gümrük vergilerine tabii tutulacağını göstermektedir. Eşyanın gümrük kıymeti normal şartlar altında ticari faturada beyan edilen tutardır. Fakat gümrüğe ticari fatura ibraz edilmemiş ise veya ibraz edilen ticari faturanın yanlış bir değer gösterdiğine dair kuvvetli şüphe mevcut ise bu durumda sırası ile aşağıdaki yöntemler vasıtası ile eşyanın gümrük kıymeti tespit edilir.

  1. Aynı eşyanın satış bedeli yöntemi
  2. Benzer eşyanın satış bedeli yöntemi
  3. İndirgeme yöntemi
  4. Hesaplanmış kıymet yöntemi

Customs tariff - Gümrük tarifesi. Çoğunlukla ithalat esnasında, nadiren de bazı ürünler için ihracat aşamasında alınan bir çeşit gümrük vergisidir.

Customs union - Gümrük birliği.

Cut-off - Bir gemiye yüklenmek için rezervasyonu yapılan yükün, limanda veya konteyner terminalinde nakliyeciye teslim edilmesi için izin verilen son teslimat günü.

cw - Commercial weight: Ticari ağırlık.

CWO - Cash with order: Sipariş ile beraber mal bedelinin de yükleme öncesi peşin olarak gönderildiği durumları açıklamak için kullanılır.

cwt - Hundredweight : Daha çok İngiltere ve ABD'de kullanılan bir ağırlık ölçüsü. İngiltere'de 112 libre yani 50kg'lık bir ağırlığa denk gelecek şekilde kullanılırken, ABD'de ise 100 libre yani 45,5kg'a denk gelecek şekilde kullanılmaktadır.

CY - Bakınız Container Yard.

CY/CFS - Taşıyıcıların FCL (tam konteyner yükü) olarak teslim aldıkları malları, varış limanında konteyner yük istasyonuna konteynerden boşaltılmış ve istiflenmemiş olarak teslim etmelerini açıklayan bir terimdir.

CY/CY - Taşıyıcıların, yükleme limanındaki bir konteyner terminalinden teslim aldıkları konteyner içerisindeki malları, varış limanında yine bir konteyner limanına konteyner içerisinde teslim etmeleri ile taşıma sorumluluklarını yerine getirmiş olduklarını açıklayan, uluslararası taşımacılık terimidir.