güncel yazılar...
Loading...

İhracatta Siyasal Risk (Politik Risk) Nedir?

İngilizce'si "political risk" olarak kullanılan, politik riskler, ihracatta çoğu zaman görmezden gelinen önemli risk faktörlerinden birisidir.

Alıcıların, ithal etmiş oldukları malların bedellerini, kendi rızaları haricindeki nedenler yüzünden, ödemelerine mâni olan, veya ihracatçı veya ithalatçının etkisi dışında gelişen olaylar neticesinde ürünlerin alıcıya teslim edilmesini engelleyen faktörler, ihracatta çoğunlukla politik risk kavramı altında incelenmektedir.

Politik risklerin başlıcaları, savaş, geniş çaplı terör olayları, ayaklanmalar, ihracat ve ithalat düzenlemelerinin geleceğini etkileyen hükümet kararları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Resim: Business vector designed by Freepik
Bugünkü yazımda, ihracatta politik risk kavramını, yazının yazıldığı süreçte yaşanmakta olan Rusya örnek olayı üzerinden açıklamaya çalışacağım.

Örnek Olay: Rusya ile Yaşanan Kasım 2015 Politik Kriz Süreci

24.Kasım.2015 tarihinde, Türkiye'nin sınırını ihlal eden Rus savaş uçaklarından birisi, yapılan uyarıların rağmen, geldiği yöne dönmeyince Türk savaş uçakları tarafından vurulmuş, olayın akabinde Rus savaş uçağı kırıma uğramış, 2 pilottan birisi sağ olarak kurtarılırken diğeri ise ölmüştür.

Rusya, devletler arasında yaşanan bu olay neticesinde, esasen sivil vatandaşların olayda hiçbir dahli olmamasına rağmen, Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını zedeleyici, çoğu maddesi imza atmış olduğu Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) anlaşmalarıyla çelişen, ekonomik yaptırım kararları almaya başlamıştır.

Rusya'nın yaşanan uçak düşürme olayından sonra almış olduğu başlıca yaptırım kararları şunlardır:
  • Rusya, el altından gümrüklerine göndermiş olduğu talimatlarla, Türk malı taşıyan tırların ülkeye girişini engellemektedir. Bu yasak resmi olarak duyurulmasa da, nakliyecilerden bu şekilde bilgiler gelmiş, konu ile ilgili olarak UND (Uluslararası Nakliyeciler Derneği) şöyle bir açıklama yapmıştır. 
  • Türk malı bazı ürünlere, Rusya'ya ithal sınırlamaları ve yasaklamaları getirilmiştir. Buna Türk malı sebze, meyve ve tavuk ürünleri de dahildir.(kaynak)
  • Türkiye'den Rusya'ya yapılacak tarifeli seferler dışındaki uçuşlar (charter) iptal edilmiştir.
  • 1.Ocak.2016 tarihinden itibaren Türk vatandaşları, Rusya’da çalışma izni alamayacaklardır.
  • Rusya'ya vizesiz seyahat etme şansı ortadan kaldırılmıştır.
  • Türk müteahhitlere yeni iş verilmeyeceği açıklanmış, süre gelen işlerle ilgili olarak ise ödemelerin ve kabullerin ne şekilde devam edeceği muallakta kalmıştır.
Ayrıca, yukarıdaki yaptırımlara ek olarak, Rus turizm firmalarına Türkiye'ye turist getirme yasağı da konulmuştur.

Yukarıda, ani gelişen bir siyasi olay neticesinde, Rusya'nın Türk ihracatçısına, turizmcisine ve müteahhidine getirmiş olduğu ekonomik yaptırımlar açıklanmıştır. 

Uçak düşürme olayı 24.Kasım.2015 tarihinde yaşanmış olup, yazının yazıldığı tarih olan 02.Aralık.2015'de henüz Türkiye ve Rusya aralarındaki soruna siyasi bir çözüm bulamamışlardır.

Söz konusu durumda, hali hazırda Rus gümrüklerinde malları bekleyen ihracatçı firmaların yaşayacağı maddi kayıpların yanı sıra, Rusya'nın açıkladığı yaptırımların sürmesi durumunda yaşanacak pazar kaybına bağlı ihracat zararları da olasıdır.

Bu durum tam bir politik risk konusuna örnek teşkil etmektedir. Çünkü, Rusya'daki ithalatçı firmalar malları çekmek isteseler bile, hükümetlerinin almış olduğu karar neticesinde Türk ürünlerinin Rusya'ya ithali şimdilik olanaksızdır.

Politik Riskler Her Ülke İçin Aynı mıdır?

Politik riskler ülkeler arasında farklılık göstermektedir. 

Genel olarak, kişi başı geliri yüksek, gelişmiş ülkelerin politik riskleri düşük iken, kişi başı geliri düşük, az gelişmiş ülkelerin politik riskleri yüksektir.

Aon Risk Solutions firması tarafından hazırlanan ve ülkelerin politik risklerinin verilmiş olduğu, Political Risk Map'in (Politik Risk Haritası) ücretsiz sürümüne online olarak buradaki adresten ulaşmak mümkündür.


Yukarıda ekran çıktısı da bulunan Politik Risk Haritasın'da, ülkeler az riskliden çok yüksek riskliye doğru 6 basamak halinde sıralanmışlardır.

Türkiye'nin 2014 yılı içerisinde en çok ihracat yapmış olduğu 20 ülke içerisinde yer alan Irak ve İran çok yüksek politik riske sahip ülkeler iken, Çin, Rusya ve Azerbaycan, orta-yüksek arası politik risk taşımaktadır. (Yukarıdaki örnek olayda anlatılan sebeplerden ötürü yazının yazıldığı tarihte, Türkiye için Rusya'nın politik riski en yüksek noktaya çıkmıştır.)

Mısır ve İsrail'in yüksek politik risk taşıdığı haritada, Suudi Arabistan orta düzey politik risk taşımaktadır. Son olarak, Birleşik Arap Emirlikleri düşük-orta düzey arası politik risk taşımaktadır. 

Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, ABD, İspanya, Hollanda, İsviçre, Romanya, Belçika ve Polonya'nın ise politik riski haritada ölçülmemiş olarak belirtilmektedir.

Politik Risklerden Kaçınmak Mümkün müdür?

Politik risklerden kaçınmanın ilk adımı, politik riskler yaşanmadan konunun farkına varmaktan geçmektedir. Basit gibi gözükse de, pek çok firma ihracat veya ithalat yaparken politik riskleri hesaplamamakta, politik risklere karşı alacağı korunma tedbirlerinin maliyetlerini yaptığı satışlara yansıtmamaktadır.

Tüm risk grupları için kullanılan, basit ama etkili bir korunma yöntemi olan "tüm yumurtaları aynı sepete koymamak" da politik risklerin olası zararlarını minimuma indirici yönde hareket etmenizi sağlayacak yerinde bir davranıştır.

Tekrar yazımızın başında verdiğimiz örnek olay üzerinden konuyu açıklamak gerekirse, sadece Rusya'ya ihracat yapan sebze, meyve ihracatçıları yaşanan siyasal olaydan en çok etkilenen grup olacaktır. Oysa, aynı ihracatçıların diğer ülkelerde de mevcut ihracat bağlantıları olsaydı, en azından ellerindeki ürünlerin bir kısmını bu pazarlarda değerlendirme fırsatları olabilirdi.

Son olarak, ihracat kredi sigortaları ve Türkeximbank'ın müteahhitlik yapan firmalara sunduğu kredi programları politik risklerden kaçınılması için kullanılabilecek önemli korunma araçlarıdır.