güncel yazılar...
Loading...

Moody's'in Türkiye'nin Kredi Notunu Düşürmesi Ne Anlama Geliyor?

Moody's, 23.Eylül.2016 gecesi Türkiye saati ile saat 24.00 civarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin uzun vadeli Hazine Bono'su ihracına ait kredi notunu Baa3'ten Ba1'e indirmiş olduğunu duyurdu. (Ba1, Baa3 gibi kredi notları nedir diye merak ediyorsanız, detaylı bilgi için buradaki linki tıklayınız.)

New York, ABD merkezli uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu olan Moody's yapmış olduğu açıklamada söz konusu not indiriminin gerekçelerini şu şekilde sıralamıştır:
  1. Türkiye'nin dış finansal kaynak sağlama gereksinimlerine bağlı risklerin artması
  2. Daha önceki kredi değerlendirmelerindeki olumlu göstergelerin ortadan kaybolması (Kaynak)
Peki bu not indirimi ne anlama geliyor? Türkiye ekonomisine ve dış ticaretine ne gibi etkileri olacak? 

Tüm bu soruların basit olarak verilmiş cevaplarına bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Moody's'in Türkiye'nin Kredi Notunu Düşürmesi Ekonomik Olarak Ne Anlama Geliyor?

Moody's'in vermiş olduğu not indirme kararı ie Türkiye yatırım yapılabilir seviyenin en alt basamağından, yatırım yapılması tavsiye edilmeyen ülkelerin yer aldığı kategorinin en üst seviyesine düşürülmüştür.

Moody's'in kararının Türkiye ekonomisine olan olası etkileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Hazinenin dövizle borçlanma maliyeti artacaktır. Yurtdışındaki yatırımcılar Türkiye Hazinesi'nin piyasaya arz ettiği borçlanma araçlarına yatırım yapmakta daha çekingen davranacaklar, Hazine yatırımcıları cezbedebilmek için faizleri arttıracak, bu da Hazine'nin borçlanma maliyetlerinin artmasına neden olacaktır.
  • Bankaların yurtdışından elde ettikleri döviz cinsinden kredilerin maliyetleri artacaktır. Maliyetleri artan bankalar yurtdışından daha az döviz kredisi talep edeceklerdir. Bunun sonucunda, yurtiçinde kullandırılan kredilerin hem miktarı azalacaktır hem de yurtiçinde kredi talep edenlerin kredi maliyetlerinin artacaktır.
  • Türkiye genel olarak dış ticaret açığı veren bir ülkedir. Türkiye vermiş olduğu dış ticaret açığını başta turizm gelirleri olmak üzere hizmet ihracatı ile kapatmaya çalışmakta, fakat yine de hemen hemen her sene cari açık vermektedir. Cari açığın finansmanında kullanılan en önemli kalem ise kısa vadeli yurt dışı borçlanması olup, Moddy's'in vermiş olduğu not indirimi sonrasında cari açığın finansmanında da sıkıntılar yaşanmaya başlanması beklenmelidir. Bunun ekonomiye doğrudan etkisi ise devletin yatırımlarının azalması, vergilerin arttırılması ve yurtdışına daha fazla faiz ödemesi demektir.
  • Türkiye'nin turizm gelirlerinin 2016 yılında büyük düşüş kaydettiği düşünüldüğünde, kısa vadeli yurtdışı finansman temininin bu aşamada daha da kritik bir konum edindiği açıktır. Moody's'in not düşürme açıklaması bu açıdan da oldukça kritik bir karardır.

Moody's'in Türkiye'nin Kredi Notunu Düşürmesinin Türkiye Dış Ticaretine Olası Etkileri Nelerdir?

  • Moody's'in kredi notuna ilişkin vermiş olduğu kararın dış ticarete her iki yönde de kısıtlayıcı etkiler yapması ve Türkiye'nin dış ticaret hacminin düşmesi beklenmelidir. Yani hem ihracat hem de ithalat bu karar sonrası belirli bir oranda düşecek veya istenilen oranda artış kaydedemeyecektir.
  • Kredi riski artan bir ülkenin para biriminin diğer döviz cinsleri karşısında değer kaybetmesi beklenmelidir. Söz konusu değer kaybı ithalatı doğrudan düşürücü yönde etki edecektir.
  • Faizlerin artması ile sermaye sahipleri yatırım yapmak yerine faize veya dövize yöneleceklerdir. Aynı zamanda, çalışan kesim de daha maliyetli borçlanacağı için tüketim iştahını kaybedecek, parasını korumak için dövize veya kısa süreli faize yönelecektir. Bu da ekonomik talebi kısacak, ithalatın azalmasına yol açacaktır.
  • Devlet daha fazla faiz ödeyeceği için daha az yatırım yapacaktır. Devlet yatırımlarının azalması ekonominin yavaşlamasına ve ithalatta daralmaya yol açacaktır.
  • İhracatçılar, eskisi gibi ucuz ve bol döviz kredileri bulamayacaklardır. Kredi kaynaklarının azalması, dış ticaretin finansmanına olan etkisi ile ihracatı düşürücü bir rol oynayacaktır. Daha önceki yazılarımda da belirttiğin gibi döviz kurunun belirli bir oranın üzerinde artması Türkiye ihracatına negatif etki etmektedir.
Sonuç:

Sonuç olarak hem devlet, hem firmalar hem de bireyler olarak bugün itibari ile finansman maliyetlerimiz düne göre bir miktar daha artmış bulunmaktadır. 

Bu gibi durumlarda yapılması gereken en önemli şey paniğe kapılmadan, tüm kesimlerin hatalarını görüp ilerisi için gerekli tedbirleri şimdiden almasından geçmektedir.

Kapitalizm hiçbir zaman doğrusal bir yol izlemez. Her zaman iyi ve kötü günleri beraberinde getirir. Bunun bilincinde yaşayan bireylerin ve firmaların, karşılarına çıkan her türlü zorluğu aşacağına olan inancımı bir kez daha belirtmek isterim.

Not: Bir dış ticaret çalışanı olarak yazdığım bu yazı kesinlikle bir yatırım tavsiyesi olmayıp, basit iktisadi değerlendirmelerimi içermektedir.