güncel yazılar...
Loading...

Lojistik ile Nakliye Arasındaki Farklar Nelerdir?

Nakliye ile lojistik terimleri günlük hayatta, çoğunlukla birbirlerinin yerine kullanılan kelimelerdir.

Türk Dil Kurumu'nun hazırlamış olduğu Güncel Türkçe Sözlük, lojistik tanımını şu şekilde yapmaktadır:
  • "Lojistik, kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürünün, hizmetin ve bilgi akışının çıkış noktasından varış noktasına kadar taşınmasının etkili ve verimli bir biçimde planlanması ve uygulanmasıdır."
  • Aynı sözlükte nakliye ise "taşıma işi" olarak tanımlanmaktadır.
Icon vector designed by Freepik
Bugünkü yazımda, lojistik ile nakliye arasındaki farkları, örnekler üzerinden açıklamaya çalışacağım.

Lojistik Nedir? Tarihi Süreç İçerisinde Lojistik Terimi Nerelerde Kullanılmıştır?

Lojistik, tarihi açıdan bakıldığında, ilk olarak askeri bir terim olarak kullanılmıştır.

Lojistik teriminin ilk olarak Eski Yunan ve Romalı'ların ordularında yer alan 'Logistikas' ünvanlı subaylarda kullanıldığı görülmektedir.

Logistikas'ların başlıca görevleri ordunun ihtiyacı olan malzemelerin ve kaynakların kesintisiz olarak temininin sağlanması, orduya tedarik sağlayan yolların ve depoların güvenliğinin temin edilmesi ve düşman tedarik merkezlerine yapılacak saldırılar ile zarar verilmesi olarak sıralanabilir.

Küçük bir beylikten, çağının en büyük imparatorluklarından birisi haline gelen ve daha sonra elde ettiği hemen hemen tüm toprakları kaybeden Osmanlılar da, katılmış olduğu sayısız savaşta lojistiğin değerini en iyi anlamış devletlerden birisidir.

Kuruluş ve yükseliş dönemlerinde başarılı bir biçimde savaşların finansal alt yapısını ve lojistiğini hazırlayabilen Osmanlı Devleti, ilerleyen dönemlerde gerek finansal anlamda gerekse de lojistik anlamında inanılmaz sıkıntılara düşmüştür.

Günümüz lojistik anlayışının gelişmesinde rol oynayan 3 önemli olaydan bahsedilebilir.
  1. Amerikan İç Savaşı
  2. I. Dünya Savaşı
  3. II. Dünya Savaşı
Amerikan İç Savaşı hem modern silahların ilk kez kullanılması, hem de ordu idaresinin hızlı iletişim kanalları ile merkezi olarak anlık olarak takip edilmesi açısından önem taşımaktadır.

Savaş esasen ABD'nin güney eyaletleri çevresinde gerçekleşmesine rağmen, kuzey tarafının kullandığı merkezi telgraf ve tren yolu sistemi savaşın kuzey tarafından kazanılmasını sağlamıştır.

I. Dünya Savaşı esnasında kullanılmaya başlanan modern iletişim ve ulaşım araçları, II. Dünya Savaşı ile beraber ise günümüzde kullanılan sistemlere evrilmiştir.

Lojistik Uygulamalarının Askeri Alandan Sivil Sanayi Alanına Geçişi Nasıl Olmuştur?

Ticaretin olduğu her dönemde, nakliye ve lojistik uygulamaları mutlaka olmuştur.

Örneğin, eski ticaret yolları üzerinde kurulmuş olan kervansaraylar, Roma döneminde yapılmış olan Granarium'lar birer lojistik elemanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Fakat, iş hayatına günümüzdeki anlamıyla modern lojistik uygulamalarının girişini konteyner taşımacılığı ile başlatabiliriz.

Konteyner taşımacılığı, lojistik uygulamaları için muazzam bir standardizasyon ve işlem kolaylığı getirmiştir.

Konteynerlerin uluslararası taşımalarda yoğun biçimde kullanılmaya başlanması ile beraber, lojistik uygulamalarında hızlı bir artış yaşanmıştır.

Lojistik Uygulamalarının Önemini Arttıran Nedenler Nelerdir?

Tedarik Süreçlerinin Karmaşıklığı:

Günümüzde, her hangi bir makina veya elektrikli cihaz üretiminde, en azından onlarca çeşit parçanın değişik ülkelerden ithal edilmesi gerekmektedir.

Örneğin, pastanelerde kullanılan pasta dolaplarını ele alalım.

Ürünün en temel parçalarının, bir birinden binlerce kilometre uzaktaki üreticilerden tedarik edilme gereksinimi bulunmaktadır. Pasta dolabının,
  • Camları İtalya'dan
  • Kompresörü Fransa'dan veya ABD'den,
  • Fan motorları Almanya'dan,
  • Receiver ve Floresan lambaları Çin'den
  • Akıllı kartları Almanya'dan veya İtalya'dan ithal edilmektedir. 
Pasta dolabı nispeten basit bir üründür. 

Bunun yanı sıra, otomobil gibi daha komplike ürünler için, binlerce parçanın Dünya'nın dört bir tarafına dağılmış fabrikalardan tedarik edilme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Minimum Düzeyde Stok İle Çalışma Zorunluluğu:

Tam zamanlı üretim, küçük sipariş miktarları ve sipariş üzerine yapılan üretimler ile çalışılan günümüz ekonomik yapısı, firmaları olabildiğince az stok tutmaya yöneltmektedir. 

Bugün için geçerli olan anlayış, stok eşittir maliyet, olduğu için her firma olabildiğince az stokla çalışmayı seçmektedir. Bu anlayış, aynı zamanda rekabetçi kalabilmenin de anahtarı konumundadır.

Lojistik ile Nakliye Arasındaki Farklar Nelerdir?

Lojistik ile ilgili temel tanımlamaları yaptıktan sonra, yazımızın başlığına dönüp, lojistik ile nakliye arasındaki farkı açıklamaya başlayabiliriz.

Değişik kaynaklarda, lojistik sınıflandırmaları bir birinden farklılıklar gösterebilmektedir. Buradaki örnekler konunun izahı açısından basit olarak ele alınmıştır.
1 PL (First Party Logistics): Türkçe'ye, "Birinci Parti Lojistik" olarak çevrilen bir terimdir. Üreticilerin veya dağıtıcıların, yani ürüne sahip olan firmaların, nakliye araçları satın alması ve tüm nakliye işlemlerini firmaya ait araçlarla yapması durumunda ortaya çıkan lojistik anlayışını ifade etmek için kullanılır. 

70'li ve 80'li yıllarda, Türkiye'deki bazı ihracatçı firmaların bu şekilde kendi öz mal araçları ile nakliye ve depolama süreçlerini yönetmeye çalıştıkları görülmüştür. Zaman içerisinde, gerek şirketlerin kendi ana işlerine odaklanma çabaları gerekse de artan maliyetler ve ağırlaşan yasal düzenlemeler neticesinde bu uygulamayı terk ettikleri görülmüştür.

2 PL (Second Party Logistics): Türkçe'ye, "İkinci Parti Lojistik" olarak çevrilen bir terimdir. Üretici veya ithalatçı firmaların, lojistik işlemlerini nakliye firmalarına devretmiş oldukları sisteme verilen isimdir. 

Türkiye özelinde, ikinci parti lojistik, özellikle Avrupa'ya kapıdan kapıya komple tır karayolu taşımacılığı yapan nakliye firmalarının vermiş olduğu hizmete karşılık gelmektedir.

3 PL (Third Party Logistics): Türkçe'ye, "Üçüncü Parti Lojistik" olarak çevrilen bir terimdir. Bu noktadan itibaren, uluslararası taşımacılık deneyimi yüksek lojistik firmalarının vermiş oldukları hizmetler devreye girmektedir.

Örneğin, uluslararası alanda nihai tüketicilere satış yapan bir web sitesinin tüm lojistik işlemlerinin, bir lojistik firması tarafından organize edilmesi 3 PL'e örnek olarak verilebilir.

Bu sistemde lojistik firması satıcının deposunda bir ofis açacak ve aşağıdaki faaliyetleri satıcı adına yürütecektir:
  • Ürünlerin satıcıdan teslim alınması
  • Ürünlerin paketlenip, ambalajlanması.
  • Ürünlerin depolanması, dahili nakliye ile ana taşıma aracına sevk edilmesi
  • Ürünlerin ana taşıma aracı ile taşınması.
  • Ürünlerin varış ülkesinde gümrüğe sunulması ve akabinde alıcının bulunduğu şehre taşınması
  • Ürünlerin nihai varış adresine teslim edilmesi
  • Tüm bu sürecin adım adım takip edilmesi için nihai müşteriye ve satıcıya online takip hizmeti sunulması  
4 PL (Fourth Party Logistics): Türkçe'ye, "Dördüncü Parti Lojistik" olarak çevrilen bir terimdir. Dördüncü Parti lojistik firmaları, vermiş oldukları nakliye, depolama, kargo takibi, paketleme gibi hizmetlerin yanı sıra çalışmış oldukları firmalar için mal tedarik etme işini de organize etmektedirler.

Örneğin, elektirikli motosiklet ithalatı yapan bir firmanın tüm yedek parça satın alma ve ithalat işlemlerinin bir lojistik firması tarafından üstlenilmesi gibi.

Sonuç: Nakliye, lojistiğin içerisinde yer alan bir hizmet alanıdır. Lojistik ise gün geçtikçe daha da fazla sayıda hizmeti içine alan, gittikçe karmaşık süreçleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir.